Post Image
19

Beyoğlu Gezi Rehberi

Beyoğlu denilince akla birçok unsur gelmektedir. Bunlar tarihi yapılar ve eğlence yerleri olarak düşünülmektedir. Bu aslına bakılırsa doğal karşılanması gereken bir durumdur. Tarihi yapı denilince akla Galata Kulesi gelmektedir. Yazının ilerleyen bölümlerinde Galata Kulesinden sıklıkla bahsedeceğiz.

Beyoğlu tarihi yarımadanın ve altın boyuz olarak da bilinen Haliç’in tam karşısında bulunmaktadır. İçlere doğru ilerleyen bir sınır düzeni göze çarpar. Ancak iç kısımlarının yanı sıra Haliç’in iç kısımları daha gelişmiş durumdadır. Bu bölgeden kaynaklanan bir sonuç olarak çok eski zamanlarda Yunan dilinde karşı yaka öte gibi anlamlar taşıyan Pera ismi ile adlandırılmıştır. Türklerin İstanbul’u fethinden sonra bölgeye Beyoğlu denilmeye başlanmıştır. Bu ismin koyulmasına sebep olarak bir beyin oğlunun buradaki konağı gösterilmiştir. 1925li yıllara gelindiğinde ise Pera ismi resmi yazışmalardan çıkarılmıştır. Bununla birlikte Beyoğlu ismi sıklıkla kullanılmaya başlanmış ve bölgeyi daha uygun ifade eder bir hal almıştır. Halk arasında da yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Beyoğlu bölgesi ilk çağlara kadar uzanan bir tarihi geçmişe sahip olmakla birlikte 16.yüzyıla kadar bu bölgedeki yerleşim alanları dardı. Daha sonraları bölgeye gelen yabancıların yerleşmesi ile birlikte bugünkü İstiklal Caddesi bölgesi Avrupai bir yerleşim görünümüne bürünmüştür. Bu durumdan sonra İstanbul içerisinde farklı bir etnik grup oluşmaya başlamıştır. 1700 yılında yerleşim bugünkü Tünel-Galatasaray caddesinin yanlarında yoğunluk göstermiştir. Daha sonraları dörtyola da yapılan yerleşmeler sayesinde Beyoğlu gelişme göstermiştir.

Beyoğlu’nda Gezilecek Yerler

Bölgedeki eğitim açısından en önemli okul şüphesiz büyük bir tarihi geçmişe sahip olan Galatasaray Lisesi’dir. İlçe içerisinde birçok tarihi yapı barındırmaktadır. Özellikle tarihi eserlerin sergilendiği müzeler bu ilçede fazlaca bulunmaktadır. Tarihi Galatasaray Hamamı, Atatürk kültür merkezi, Dolmabahçe Camii, Alman Sarayı, Kılıç Ali Paşa Camii, Aynalı Kavak Kasrı bu ilçede yer alan tarihi değerlerden sadece bir kaçıdır.

Galata Kulesi’ne geçecek olursak bu tarihi yapı Bizans İmparatorluğu döneminde ilk olarak bir fener kulesi olarak inşa edilmiştir. 4. Haçlı Seferi esnasında bu kule geniş çapta bir hasara uğramıştır. Sonraki dönemde Cenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak İsa Kulesi adıyla yeniden inşa edilmiştir. Bu yapılışın ardından Galata Kulesi şehrin en büyük binası konumuna gelmiştir. Bu kulenin bir başka önemli özelliği ise 4. Murat döneminde Hezarfen Ahmet Çelebinin kule üzerinden özel olarak yaptığı tahta kanatlar ile Üsküdar’ın Doğancılar mevkiine uçmasıdır.

Bir cevap yazın