İstanbul Masalları

İstanbul Masalları

İstanbul Masalları

Binlerce yıldır varlığını sürdüren bu koca şehir İstanbul birçok masala da ev sahipliği yapmıştır. Birçok ırkı içinde barındıran bu eşsiz şehir dünyaca ünlü bir şehirdir ve dünyada iki kıtaya sahip tek şehirdir. Hal böyle olunca İstanbul’u niteleyen birçok görüntü vardır. Birçok İstanbul masalları bulmak mümkündür.  Bunlardan birisi ise İstanbul deyince akla gelen Kız Kulesi masalıdır. İstanbul’un önemli simgelerinden olan Kız Kulesi de çok ilgi çekici bir hikâyeye sahiptir.

Kız Kulesi dönem dönem farklı isimlere sahip olmuştur. Bu isimler kullanım amacına ve ya dönemdeki uygarlığa göre değişmiştir. Damalis ve Leandros ilk isimleridir. Ayrıca Bizans döneminde küçük kale anlamındaki Arcle ismi de kullanılmıştır. Kız Kulesi masalları da bu dönemlerle birlikte değişmektedir. En çok bilinen masal aşağıdaki gibidir.

Kız Kulesi Masalı 

Öncelikle Kız Kulesi hakkında çeşitli rivayetler olsa da en kabul göreni aşağıda anlatıldığı şekilde olmuştur. İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne olan kısmına daha yakın olan bir küçük adacıktır. Bu adacık üzerine ise inşa edilmişi bir kule vardır. Bu Kız kulesi ise Üsküdar’ın simgelerinden birisi haline gelmiştir ve Bizans döneminden kalma tek eserdir. Bu eser ise milattan önce 24. Yüzyılda inşa edilmiştir.

Kendisine 18 yaşına geldiğinde kızının bir yılan tarafından sokulup öleceği kehanetinde bulunan kral, çaresiz kalır. Bu sebepten ötürü ise denizin ortasına bir kule yaptırıp kızının orada yaşamasını sağlar. Kral kızının ölmesini asla istememektedir. Bu yüzden yılanlardan en uzak yer olan bu adaya kuleyi yaptırmıştır. Ama kehanet hiçbir şekilde durdurulamayacaktır. Prensesin trajik sonu yine o kulede bir yılanın sokması şekliyle son bulmaktadır.

Güzelliği ve masumiyeti ile nam salmış prensese şehrin birçok noktasından kişiler saygı ve sevgilerini sunmak için hediyeler getirirlermiş. Bu hediyelerden birisi ise bir sepet dolusu üzümmüş. Sepeti getiren yaşlı kadının dikkat etmemesi sonucu bu sepete bir yılan saklanmış. Bu dikkatsizlik ise masum prensesin sonunu getirmiştir. Prensesi sokan yılan zehri ile onu öldürür.

Bu trajedinin ardından ise kral, prensese bir demir tabut yaptırır. Ayasofya’nın girişine prensesin tabutu gömülür. Bu tabutu görmek isteyenler ise günümüzde hala görülebilmektedir. Demir tabutun üzerinde ise iki delik olması dikkat çekmektedir.

İstanbul Kız Kulesi’nin Önemi 

İstanbul, İslam dini için de önemli bir şehirdir. Şehrin Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın buluştuğu yer olarak görülür. Kesin bir şehir ismi verilmese de iki kıtanın birleştiği şehir olarak anılmaktadır. Bu Kız Kulesi ile de simgelenmiş olmaktadır. İki denizin kesiştiği noktadır. Hem konum açısından hem de güzelliği ile her zaman başka bir yere sahip olan İstanbul, Hz. Muhammed için de önemli bir yere sahiptir. İstanbul yüzyıllar boyunca krallıkların ve imparatorlukların en gözde şehri olmuştur ve daha birçok masala da ev sahipliği yapmıştır.

 

 

 


11 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir