İstanbul’da Bir Taş “Milion Taşı”

İstanbul’da Bir Taş “Milion Taşı”

İstanbul’da Bir Taş “Milion Taşı”

Dört bir yanı görkemli yapılarla çevrili Sultanahmet Meydanı’nın kuzeybatısında, hemen yanı başındaki su terazisinin gölgesinde mütevazi bir mermer sütun bulunur. Yakın zamanda, dünya şehirlerine uzaklığını gösteren tabelalar konulana kadar önünden gelip geçenlerin dikkatlerinden kaçan bu taş aslında tarihin bir dönemi için dünyanın merkezi olan noktayı göstermektedir. Dünya’nın görmüş olduğu en büyük mabet olan Ayasofya burada bulunmaktaydı. Bölge aynı zamanda toplumsal yaşamın da merkezi konumundaydı; en büyük toplumsal buluşmaların gerçekleştiği ve en büyük toplumsal eğlencelerin yaşandığı Hipodrom‘da bu bölgede bulunuyordu. Tüm bu yapılar şehre başkent kimliği kazandırmak amacıyla bir bütün oluşturacak şekilde bu merkez etrafına inşa edilmişti. Aynı zamanda imparatorun “sokağa çıkmadan” kullanabileceği özel yollar ile birbirine bağlanan binalar tek bir kompleks yapı fonksiyonu kazanmıştı. Anıtın dikildiği nokta ise şehrin ana caddesi olan Mese‘nın yani Orta Yol‘un başlangıcı idi. Milion Anıtı’ndan başlayan Mese Caddesi şehrin belli forumlarından (meydanlarından) geçerken çatallanarak devam eder bu yollar da sur kapılarına kadar uzanarak oradan dünyanın dört bir yanına yayılırlardı. Bu yollardan en meşhuru, Milion taşından başlayan Mese Caddesi’nin devamı olarak Yedikule’deki şehrin en büyük kapısı olan Altın Kapı’ya (Khryse Pyle) ulaşarak buradan Adriyatik kıyısında bulunan, bugünkü Arnavutluk sınırları içerisindeki, Antik Dyrrhachium Kenti‘ne uzanan oradan da deniz yolu ile İtalyan yarımadasına geçtikten sonra Roma’ya kadar devam eden Egnatia Yolu (Via Egnatia) idi. Bu yol tüm Roma İmparatorluğu’nun anayolu niteliğindeydi. Milion Anıtı sadece Roma yollarının başlangıcı olmasının yanında zaman ölçümlerinde esas alınmak üzere 0’ıncı meridyenin geçtiği nokta olarak da kabul ediliyordu. Ancak Doğu Roma’nın Hıristiyanlığa geçmesi ile birlikte 0’ıncı meridyen olarak Ayasofya’nın kubbesi kabul edilmeye başlanmıştır. Yakın zamanda İstanbul’da düzenlenen bir çalıştay ile; 1884 yılında İngiltere’deki Greenwich Gözlem Evi‘nden geçen meridyenin başlangıç meridyeni olarak kabul edilmesine kadar Milion Taşı’nın tüm dünya tarafından başlangıç noktası olarak kabul edildiği ve saat, mesafe, yön hesaplamalarının bu noktaya göre yapıldığı, özellikle İslam Dünyası’nda zamanın, İstanbul dolayısıyla Milion Taşı’nın referans alınarak hesaplandığı iddia edilmiştir. Ancak henüz daha Doğu Roma döneminde 0’ıncı meridyenin Ayasofya’nın üzerinden geçtiğinin kabulüne dönülmesi ve Osmanlı’nın da bunu devam ettirerek Ayasofya’nın kubbesinden geçtiği kabul edilen, “Arz-ı Halife” veya “Arz-ı İstanbul” olarak adlandırılan meridyeni 0’ıncı meridyen olarak kabul ettiğini göz önüne aldığımızda Milion Taşı’nı Osmanlıların da sıfır noktası kabul ettiği iddiası şüphe uyandırmaktadır. Milion Anıtı’nın 16.yy’da şehre su taşıyan kemerlerin genişletilmesi çalışmaları esnasında yıkılarak, zamanla ortadan kaybolmaya başladığı tahmin edilir.

Milyon taşı ile ilgili görsel sonucu


3 Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir